1-Geçiş Törenleri- Doğum: Anne, karnında büyüttüğü bebeğine, dokuz ay süresince, bazı hazırlıklar yapar. Bu hazırlıklar, bebeğin çamaşırları, bezleri ve beşiği gibi ilk doğum yapan anneler, daha heyecanlı olarak hazırlıklarını sürdürürler. Çocuk dünyaya geldikten sonra, göbek bağı kesilir, tuzlu su ile yıkanır, ismi ise kulağına er kişilerce verilen ezandan sonra konur. Doğumdan sonra anne (40 gün) bebeğini gece dışarıya çıkarmaz. Doğan çocuğa, eskiden anne, baba, dede ve genç yaşta ölenlerin isimleri verilirdi, şimdi ise değişik
(çevrelen duyulan) isimler verilmektedir. Doğan çocuk, bir hafta kundakta kalır, daha sonra annenin hamile iken süslediği beşiğe yatırılır. Çocuğun doğduğu zaman üzerine dışardan kim gelirse huyunun ona benzediğine veya doğan çocuğun ezanını veren kişiye benzediği söylenir. Anne, doğumdan 40 gün geçtikten sonra, 40 kaşık suyu bir kapta biriktirir. Bu suyu ikiye bölen, yarısıyla kendi yıkanır, yarısıyla da çocuğunu yıkar daha sonra anne çocuğun üç defa beline vurur. Bu da çocuğun tutuk olmaması için yapılır. insanların daima çocuk doğurma mutluluk, sevinç, ölüm ise acı verfr. Bu insanların yaradılışından gelen özelliklerinden biridir. Bir kadın, çocuk doğurmaya karar verir ve hamile kalır, daha sonra hamileliğin ilk aylarında annede bazı değişiklikler (gelişmeler) görülür. Bazı yemiş ve yiyecekleri yemek ister. Buna halk arasında yerikya ya da aşerdi denir. Kadın en çok hangi yemişi yerse çocukta ona benzer denir. Doğan çocuğu, ilk kin ziyaret "Gözün aydın, Allah analı-babalı büyütsün" derse, çocuğun karakterinin ilk ziyaretçiye benzediğine inanılır. Erkek çocukların, genellikle dayıya benzediğine inanılır. Çocuk çok yaramazsa, bağırır, çağırırsa ninniler söylenir ya da herhangi bir hayvan geliyor "seni yer, seni alır, götürür" gibilerinden korkutulur ve sakin olması sağlanır. Anne, hamile kalınca, yumurta yerse çocuk doğduktan sonra yanaklarının batık (gamzeli olduğu söylenir. Çocuk doğduktan sonra anneye ve çocuğa çeşitli hediyeler ve takılar takmak önemli bir gelenektir.
|