|
|
 |
 |
 |
 |
KOMNENOSLAR DÖNEMI (1204-1461)
|
|
|
Haçlı seferleri, isminden de anlaşılacağı gibi güya Hrisîiyanlık adına, Kudüs adına düzenlenmiş bir sefer olmasına rağmen, İstanbul'un ihtişamı Haçlıların gözlerini kamaştırmış ve istanbul'u işgal etmişlerdir.
Bunun üzerine Kırım'a kaçan Bizans Smparatoru'nun oğlu Alexeus bir yolunu bularak Trabzon'a gelmiş, Gürcü Kraliçesi halası Tamar'ın da yardımı ile imparatorluğunu ilân etmiştir.33 Kardeşi Davit'e Amasra, Ereğli yörelerini bırakarak bütün Doğu Karadeniz'e hükmettiğinden "Büyük Komenli" unvanını almıştır.34
XIII. yy'ın son çeyreğinde Anadolu Selçuklu Devleti Doğudan gelen Moğol akınları ile bunalmış oldukça da zayıflamıştır. Bunu fırsat bilen Komnenos'lar batıya doğru ilerleyerek sınırlarını genişletmek sevdasına kapıldı. Sinop yöresinde bulunan Çepni Türk'leri ile Komnenos'lar arasında meydana gelen savaşta, Rum İmparatorluğu orduları bozguna uğratıldı, imparatorluğun başındaki Alexsius Komenos esir edildi, Yapılan anlaşmada Komnenos'lular Selçuklu Devletine vergi vermeyi, gerektiğinde asker vermeyi taahhüt etti. A!exsius serbest bırakıldı. Bu tarihten itibaren Çepni Türk'leri batıdan doğuya doğru ilerleyişini sürdürdüler. Trabzon Rum Krallığı Trabzon-Samsun arasında sıkışıp kalmış, adeta Türkmen'ler ve Çepni Türk'leri ile kuşatılmıştır, ilhanlı tarihçi Reşideddin, Çepni adının "nerede düşman görse hemen savaşır" anlamına geldiğini belirtmektedir.
Osmanlı'lar fethettikleri yerleri hemen iskana açıyorlardı. Trabzon dolayları da fethedilence iskana açılması, Türkleştirmesi gerekiyordu. Fetih sırasında da Çepni Türk'leri çok önemli katkılarda bulunmuştu. Giresun Kalesi, Harşit Çay'ının aşağı bölümü, Giresun ile Akçaabat arası Türkmen ve Çepni'lerin eline geçmiş olarak Osmanlı topraklarına katıldı.
Bundan evvel doğuda yaşayan Türkmenistan ve Horasan asıllı Çep-niler, başlarında bulunan Acem Me-iiklerine isyan ettiler, isyan önlene-
meyince Horasan'dan çıkarıldılar. Boylar halinde kırk bir adet çadır, yüz bini aşkın Çepni topluluğu Giresun, Görele, Tirebolu, Kürtün ve Vakfıkebir'in batısında 29 köye yerleştirildiler.
Yurdumuzda ilk defa II Tarihi yazma geleneğini başlatan, Trab-zon'lu Şakir ŞEVKET 1877 yılında yazdığı Trabzon Tarihi adlı iki ciltlik eserinde Çepni Türkleri'nin iran'a yerleştiklerini, bir ayaklanma sonucu ülkeden çıkarıldıklarından bahseder. Şakir ŞEVKET'de kırk bir çadırda, yüz bir civarında, ezici çoğunluğu Çepni olan Türkmenlerden bahseder ve yukarıda adı geçen yerlere iskan edildiğini, Trabzon'un fethinde çok önemli başarılar gösterdiklerini yazar. Kürtün, Vakfıkebir, Tirebolu, Görele, Giresun arasındaki bölgeye Vilayet-i Çepni (Çepni Vilayeti) adının verildiğini birçok eserden özelliklede 1. Selim dönemindeki tarih defterinden, Maliye ve İskan defterinden özellikle Trabzon salnamelerinde görüyoruz. (Fahrettin KIZILOĞLU - Osmanlılar'ın Kafkas elleri fethi).
Türkistan ve Horasan'dan çıkarılan Çepni'lerin bir bölümü de yurdumuzun başka yörelerine, örneğin; Adapazarı, İzmit, Bolu, izmir, Balıkesir, Aydın yörelerine yerleştikleri bilinmektedir. Buradaki Türk'lerle görüşüp konuşulduğunda ne kadar bizden biri oldukları daha iyi anlaşılır. Buralarda yaşayan Türkmenlerin gelenek ve görenekleri, konuşma tarzları, yemek çeşitleri ve kıyafetleri ile Şalpazar'lılar arasında şaşılacak derecede benzerlik hatta çoğu zaman aynilik vardır.
Türkmenler Oğuz'ların İslâmiyet'i kabulünden sonra, Orta As-ya'daki komşuları tarafından Çepni diye de adlandırılmışlardır.
Trabzon ve Yöresi keşfedildikten sonra buralara yerleştirilmek üzere Anadolu'nun birçok yerinden (Niksar, Ladik, Tokat, Zile, Çorum vb.) Türk'ler getirilip II Merkezine yerleştirildi. 56 Türk Ailesi de kendi İstekleriyle gelip Trabzon'a yerleştiler. Toplam 232 hane Trabzon'a yerleştirildi. Bu hane sayısı 14. asırda azımsayamayacak kadardır.
|
|
BiZANS DÖNEMiNDE DOGU KARADENiZ (395-1204) / OGUZLAR
|
|
 |